Henüz taş ya da çömlekten yapılmış kovanlara rastlamadım.
Karadeniz Bölgesi'nde ağaç kütüklerinin oyulmasıyla elde edilen "kütük kovanlar", biraz iç bölgelerde yine silindirik biçimde, fakat söğüt ve benzeri ağaç dallarından örülmüş "sepet kovanlar", Trakya'da da konik biçimde örülmüş "sepet kovanlar" rağbet görüyor.
Bu merakları baskın olan arıcılarımıza 16. yüzyıldan bazı arıcılık uygulamalarını aktarmak istiyorum.

Günümüz arıcılarından biri, işi daha da ileri götürmüş ve ( http://www.martinatnewton.com/page6.htm ) şu uygulamaları yapıyor:

Arıcımız "oğul" almaya gidiyor. (Our beekeeper will collect a swarm.)

Arıcımızın giydiği ve dikimini tarif ettiği arıcı maskesi.
Ve daha yeni tarihlerden birkaç örnek:
(Fotoğrafların kaynakları isimlerinin içinde gizlidir).

.

.
.+and+a+helper+pull+out+the+inside+of+one+of+the+bee+hives.+These+are+the+cheap+hives+that+Njuki+makes+from+readily+available+materials+for+his+bee+project.+PHOTO+BY+ALFRED+N.+WANDERA.jpg)
+and+a+helper+pull+out+the+inside+of+one+of+the+bee+hives.+These+are+the+cheap+hives+that+Njuki+makes+from+readily+available+materials+for+his+bee+project.+PHOTO+BY+ALFRED+N.+WANDERA.jpg)
.
.

.
.

.
.

.
.
.
.
.

.
.
.
.

Aslında bu uygulamaları bilgi, görgü ve olanakların sınırlı olduğu yer ve zamanlar için anlamak daha kolay...
Son Söz: Merak sınır tanımaz!